Geri Dön

Önemli Vergi Teşvikleri Türkiye’nin Gündeminde

Önemli Vergi Teşvikleri Türkiye’nin Gündeminde

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, uluslararası ölçekte faaliyet gösteren şirketler, sınır ötesi yapılanmalara sahip grup şirketleri ve ihracat pazarlarında faaliyet gösteren hizmet sağlayıcılar vergi teşviklerini gündemine aldı.

 

I. Yurt Dışı Kaynaklı Gelirlere ve İstanbul Finans Merkezi’ne İlişkin Planlar

24 Nisan 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan yatırım teşvik paketinin merkezinde, belirli şartları sağlayan vergi mükelleflerine yurt dışı kaynaklı gelirleri bakımından 20 yıl süreyle gelir vergisi istisnası tanınması yer alıyor. Aynı kişiler için veraset ve intikal vergisinin %1 oranında sabitlenmesi de öngörülüyor.

 

Aynı açıklamada, İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlara sağlanan vergi avantajlarının genişletileceği belirtildi. Bu kapsamda, transit ticaret veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda mevcut %50 indirim oranının %100’e çıkarılması ve bu kazançlardan kurumlar vergisi alınmaması öngörülüyor. Ayrıca, teşvikin İstanbul Finans Merkezi dışına da yayılması ve bu kapsamdaki kazançların %95’inden vergi alınmaması planlanıyor.

 

Düzenlemenin detayları henüz netleşmemiş olmakla birlikte, açıklamalar Türkiye’nin bölgesel yönetim merkezleri ve uluslararası ticaret faaliyetleri bakımından cazibesini artırmaya yönelik önemli bir adım olarak ilgiyle karşılandı.

 

II. Yurt Dışı İştirak Kazançları ve Hizmet İhracatı İndirimlerinde Derhâl Yürürlüğe Giren Değişiklikler

30 Nisan 2026 tarihli ve 33239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, gelir vergisi ve kurumlar vergisi bakımından bazı değişiklikler yapıldı.

 

Gelir Vergisiyle İlgili Değişiklikler

Yeni düzenlemeden önce, mükellefler, yurt dışındaki anonim veya limited şirketlerden elde ettikleri temettü/kar payı gelirinin yarısını, belirli şartlarla, gelir vergisinden istisna tutabiliyordu. Bu istisnadan yararlanmak için, ilgili yabancı şirketin ödenmiş sermayesinin en az %50’sine sahip olunması ve elde edilen kar payının yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekiyordu. Yeni düzenleme ile asgari sermaye sahiplik oranı %50’den %20’ye indirildi.

 

Diğer taraftan, yurt dışında yerleşik kişilere sunulan ve yurt dışında faydalanılan belirli hizmetlerden elde edilen gelirler için uygulanan vergi indirimi artırıldı. Daha önce bu kazançların %80’i gelir vergisi matrahından indirilebilirken, yeni düzenleme ile kazancın tamamı matrahtan indirilebilecek. Bu imkandan faydalanılabilmesi için de ilgili kazancın, beyanname verme süresinin sonuna kadar Türkiye’ye getirilmesi gerekiyor. Kapsama giren hizmetler arasında mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım geliştirme, tıbbi raporlama, muhasebe, çağrı merkezi hizmetleri, ürün testi, sertifikasyon, veri depolama, veri işleme, veri analizi ile eğitim ve sağlık hizmetleri yer alıyor.

 

Kurumlar Vergisiyle İlgili Değişiklikler

Kurumlar vergisi mükellefleri bakımından, yurt dışı iştirak kazançlarına ilişkin basitleştirilmiş istisna rejimi genişletildi. Daha önce bu rejimden faydalanmak için yurt dışındaki şirketin ödenmiş sermayesinin en az %50’sine sahip olunması gerekiyordu. Yeni düzenleme ile bu oran %20’ye düştü. Ayrıca istisna edilebilecek kazanç oranı da %50’den %80’e yükseldi. Kazancın, kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresinin sonuna kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartı ise korundu.

 

Hizmet ihracatı bakımından ise, Türkiye’deki şirketlere tanınan indirim, gerçek kişiler için yapılan değişiklikle paralel şekilde %80’den %100’e yükseldi. Yurt dışında yerleşik müşterilere sunulan ve yurt dışında faydalanılan belirli hizmetlerden elde edilen kazancın tamamı kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek. Bu imkandan faydalanılabilmesi için de ilgili kazancın, beyanname verme süresinin sonuna kadar Türkiye’ye getirilmesi gerekiyor.

 

Sonuç

Söz konusu gelişmeler, Türkiye’nin uluslararası sermaye, bölgesel yönetim yapılanmaları ve döviz kazandırıcı faaliyetleri ülkeye çekmeye yönelik daha geniş politika yaklaşımının bir parçası olarak değerlendirilebilir. Özellikle yurt dışı kaynaklı gelirlere ve İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik planlar yatırım çevrelerince ilgiyle karşılandı. Bu adımların, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar ve sınır ötesi ticari yapılanmalar bakımından daha rekabetçi bir merkez olarak konumlandırılması hedefini desteklemesi bekleniyor.

x