- Tümünü Gör
- Altyapı Projeleri & Proje Finansmanı
- Birleşme & Devralmalar
- Banka & Finans
- Enerji & Doğal Kaynaklar
- Gayrimenkul Hukuku
- Rekabet Hukuku
- Uluslararası Ticaret ve Gümrük
- Kişisel Verilerin Korunması
- Genel Şirketler Hukuku
- Uyuşmazlık Çözümü
- Sermaye Piyasaları
- Beyaz Yaka Suçları & Yolsuzlukla Mücadele
- Varlık ve Servet Yönetimi
2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme Ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de (“2010/4 sayılı Tebliğ”) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2026/2) (“Yeni Tebliğ”) 11 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Mart 2022’deki son değişiklikten bu yana önemli bir değişiklik geçirmeyen 2010/4 sayılı Tebliğ’de epey bir süredir özellikle ciro eşikleri bakımından güncelleme yapılması bekleniyordu.
Yeni Tebliğ ile birlikte birleşme ve devralma işlemlerine uygulanacak ciro eşikleri güncellenmiş, teknoloji teşebbüslerine ilişkin istisnaya yönelik bazı değişikliklere gidilmiş, ortak girişimler başta olmak üzere birleşme ve devralma işlemlerine yönelik Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) değerlendirme sürecine dair hükümler netleştirilmiş ve devam eden incelemelere ilişkin bir geçiş mekanizması öngörülmüştür.
Yeni Tebliğ ile getirilen başlıca değişiklikler ve temel çıkarımlar aşağıda özetlenmektedir:
Bildirim Analizi Bakımından Değişiklikler
a. Ciro Eşiklerinde Önemli Artış
Türk rekabet hukuku mevzuatı uyarınca bir birleşme veya devralma işleminin Rekabet Kurulu’nun iznine tabi olabilmesi için aşılması gereken ciro eşikleri önemli oranda artırılarak güncellenmiştir. Böylelikle özellikle yabancılar arası birleşme ve devralma işlemleri bakımından kur dalgalanması sebebiyle eşik üstü kalan ancak herhangi bir rekabet hukuku endişesi doğurma ihtimali olmayan işlemlerin bildirim yükümlülüğüne takılması sorunu giderilmeye çalışılmıştır.
Güncellenen eşiklere göre, bir işlemin Kurul iznine tabi olması için:
a) İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının 3 milyar TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı 1 milyar TL’yi veya,
b) Devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun 1 milyar TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin dünya cirosunun 9 milyar TL’yi aşması gerekmektedir.
Yeni Tebliğ’de ciro eşiklerinin yükseltilmesiyle bildirim yükümlülüğünün kapsamı ve hedef işlemleri güncel ekonomik gelişmeler ve uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden tanımlanmıştır.
b. Teknoloji Teşebbüsü İstinasının Kapsamı ve Uygulaması Değişti
Yeni Tebliğ ile birlikte teknoloji teşebbüslerine ilişkin bildirim yükümlülüğünü kolaylaştıran özel düzenleme korunmakla birlikte kapsamı daraltılmıştır. Buna göre, işlem taraflarından en az birinin Türkiye’de yerleşik teşebbüs olduğu birleşme işlemleri ile bu nitelikteki teşebbüslerin devralınmasına ilişkin işlemlerde devre konu işlem tarafı bakımından, 1 milyar TL’lik eşikler 250 milyon TL olarak uygulanacaktır.
Bu çerçevede, teknoloji teşebbüsleri bakımından genel ciro eşiklerine kıyasla daha düşük bir Türkiye cirosu eşiği uygulanmaya devam edilmekte; ancak önceki düzenlemeden farklı olarak ciro kriterinin tamamen bertaraf edilmesi söz konusu olmamaktadır.
İlaveten, eski düzenlemede teknoloji teşebbüslerinin (i) Türkiye coğrafî pazarında faaliyet göstermesi veya (ii) Türkiye coğrafi pazarında ar-ge faaliyetinin olması veyahut (iii) Türkiye’deki kullanıcılara hizmet sunması istisna kapsamına girmesi için yeterli görülürken Yeni Tebliğ’de teknoloji teşebbüsünün bizatihi kendisinin Türkiye’de yerleşik olması koşulu getirilerek kapsam daraltılmıştır.
c. Ortak Girişimlerin Değerlendirilmesine Yönelik Düzenleme Tebliğ’e Dahil Edildi
Her ne kadar ortak girişimlerin değerlendirilmesi bakımından 2010/4 sayılı Tebliğ’in 13. maddesi uyarınca ana teşebbüsler arası koordinasyon etkisi Rekabet Kurulu tarafından değerlendirilse de bununla ilgili değerlendirme kriterlerinin Yeni Tebliğ ile birlikte mevzuata eklendiği görülmektedir. Buna göre Kurul, özellikle ana teşebbüsler arasında rekabeti sınırlayıcı amaç veya etkisi olan tam işlevsel bir ortak girişimin kurulmasına yönelik işlemi değerlendirirken;
- İki ya da daha fazla işlem tarafının ortak girişimle aynı pazarda veya ortak girişimin faaliyet gösterdiği pazarın alt, üst veya yakından ilişkili komşu pazarında önemli bir faaliyetinin bulunup bulunmadığı,
- Ortak girişimin kurulmasının doğrudan bir sonucu olan koordinasyonun söz konusu ürün veya hizmetlerin önemli bir kısmı bakımından ana teşebbüsler arasındaki rekabeti ortadan kaldırma olasılığının bulunup bulunmadığı hususlarını göz önünde bulunduracaktır.
d. Geçiş Hükmü
Yeni Tebliğ ile belirlenen ciro eşiklerinin veya diğer koşulların, devam eden birleşme veya devralma işlemleri için de uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Dolayısı ile devam eden birleşme veya devralma işlemlerinden yeniden belirlenen ciro eşiklerinin altında kalan ya da diğer koşulları karşılamadığı tespit edilenler bakımından yürüyen inceleme süreçleri Kurul kararıyla sonlandırılacaktır.
Bildirim Formunda Değişiklik
Yeni Tebliğ ile birlikte Bildirim Formu’nda da önemli yapısal değişiklikler yapılmış ve özellikle bilgi sunum yükümlülüğü bakımından sadeleştirme yönünde adımlar atılmıştır. Bu değişikliklerden bazıları şöyledir:
Yeni Tebliğ ile bazı etkilenen pazar bölümleri bakımından önceki pazar payı eşik sistematiğine geri dönülmüştür. Buna göre:
- Türkiye’de herhangi bir etkilenen pazarda yatay örtüşme bulunması halinde, işlem taraflarının ilgili pazardaki toplam pazar payı %15’in altında ise,
- Türkiye’de dikey örtüşme bulunması halinde, taraflardan herhangi birinin ilgili pazardaki pazar payı %20’nin altında ise,
ilgili bölümler bakımından kısa form usulü uygulanacaktır.
Ayrıca, girişim sermayesi yatırım fonları, girişim sermayesi yatırım ortaklıkları, risk sermayesi şirketi ve bireysel katılım yatırımcıları için Türkiye ile sınırlı bilgi verilmesinin yeterli görüleceği belirtilmektedir.
Bu çerçevede, işlemin izne tabi olup olmadığının Yeni Tebliğ uyarınca dikkatle analiz edilmesi, Tebliğ’in Ek-1’inde yer alan Bildirim Formu’nun güncellenmiş yapısına uygun şekilde eksiksiz ve doğru olarak hazırlanması, kısa/uzun form ayrımının somut işlem bakımından isabetli değerlendirilmesi ve gerekli bilgi ve belgelerin Kuruma tam ve tutarlı biçimde sunulması önem arz etmektedir.