Geri Dön

Ankara İdare Mahkemelerinde İhtisaslaşmaya İlişkin Hakimler Savcılar Kurulu Kararı

Ankara İdare Mahkemelerinde İhtisaslaşmaya İlişkin Hakimler Savcılar Kurulu Kararı

Hâkimler ve Savcılar Kurulu (“HSK”) Birinci Dairesi’nin 22.04.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 20.04.2026 tarihli ve 890 sayılı kararı ile, bazı düzenleyici ve denetleyici kurumların regülasyon ve denetim yetkilerinden kaynaklanan kurul kararı niteliğindeki işlem ve eylemlerinden doğan davalar bakımından Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde ihtisaslaşmaya gidilmesine karar verilmiştir.

 

Bu kapsamda, Rekabet Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun kurul kararı niteliğindeki işlem ve eylemlerinden doğan dava ve işler ile Kamu İhale Kurulunun belirli iş ve işlemlerinden doğan dava ve işlere, bu alanlarda uzmanlaşmış mahkeme olarak Ankara 10, 13 ve 25. İdare Mahkemeleri bakacaktır.

 

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun kurul kararı niteliğindeki işlem ve eylemlerinden doğan dava ve işlere ise Ankara 12, 14 ve 15. İdare Mahkemeleri bakacaktır.

 

Kararın 1 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte anılan mahkemelere genel tevzi yoluyla iş verilmeyecektir. Kararda ayrıca, bu kapsamda görülmekte olan derdest dosyaların yeni iş bölümüne dayanılarak ihtisas mahkemelerine gönderilmeyeceği; bu dosyaların daha önce tevzi edildikleri mahkemelerde görülmeye devam edeceğiaçıkça düzenlenmektedir.

 

 

HSK’nın Gerekçesi: İdari Yargıda Yeni İhtisas Mahkemeleri mi Geliyor?

Kararda, anılan kurum ve kurulların özel mevzuatları çerçevesinde tesis ettikleri işlem ve kararların teknik ve ileri düzey uzmanlık gerektiren alanlardan kaynaklandığı vurgulanmıştır. Özellikle bankacılık, finans, rekabet gibi alanlara ilişkin uyuşmazlıkların çok boyutlu ve karmaşık değerlendirmeler içerdiği; bu nedenle genel mahkeme yapısı içinde ele alınmalarının hem karar süreçlerini uzatabildiği hem de uygulama birliğini zayıflatabildiği belirtilmiştir.

 

Kararda, sayılan dava ve işlerin ihtisaslaşmış mahkemelerde görülmesinin yargılamaların daha hızlı, isabetli ve öngörülebilir şekilde yürütülmesine imkân sağlayacağı ve bu sorunları bertaraf edeceği ifade edilmiştir. HSK ayrıca, ihtisaslaşmanın yalnızca teknik bilginin derinleşmesini değil; aynı zamanda yargısal süreçlerin standartlaşmasını, içtihat birliğinin güçlenmesini ve karar kalitesinin yükselmesini de beraberinde getireceğini belirtmiştir. Bu nedenle hukuki öngörülebilirliğin arttığı ve hukuki güvenliğin güçlendiği yapısal bir değişiklik gerekli ve uygun görülmüştür.

 

Bunun yanında, kararda yargılamalarda gecikmelerin önlenmesi ve makul sürede yargılanma ilkesinin etkin biçimde sağlanması bakımından mahkemeler nezdinde ihtisaslaşmanın gerekli olduğu değerlendirilmiştir. Kararda ayrıca, uzun yargılama sürelerinden kaynaklanan hak ihlallerinin önlenmesinin önemine işaret edilmiş; hem Anayasa Mahkemesi hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde makul sürede yargılanma hakkının ihlaline ilişkin başvuruların önemli bir kısmının yargılamaların uzun sürmesinden kaynaklandığı dikkate alınarak, ihtisaslaşma yoluyla süreçlerin kısaltılmasının bu tür ihlallerin azaltılması bakımından etkili bir yöntem olduğu belirtilmiştir.

 

 

Sonuç

Bu karar, özellikle rekabet hukuku ve diğer yüksek düzeyde düzenlemeye tabi sektörlerden kaynaklanan idari yargı uyuşmazlıkları bakımından dikkat çekici bir gelişmedir. Uygulamada, teknik uzmanlık gerektiren bu tür uyuşmazlıklar için ihtisas mahkemesi modelinin gerekliliği uzun süredir tartışılmaktaydı. HSK’nın bu kararı, teknik idari uyuşmazlıkların uzmanlaşmış mahkemelerde görülmesi için belirli alanlarda uzmanlaşmış bir yargısal denetim mercii oluşturma yönünde önemli bir adım niteliği taşımaktadır.

x